24 Eylül 2012

Manastır_Limni Gölü-Trabzon_Gümüşhane (Eylül 2012)



İl dışından misafir gelir, Trabzon da ilk nereye götürülür tabii ki Sümela Manastırı na ya da Uzungöl e. Biz de Sümela Manastırı - Zigana Dağı - Limni Gölü olarak günübirlik gezi rotası belirledik.6 kişi toplanır da sabahın erken saatlerinde çıkabilir miyiz?? biraz zor tabii ki, gelenek yerini buldu ve 10 a doğru yola koyulduk :D 
Zaman sıkıntımız olduğundan hız sınırlarını da zorlayarak 40 dakikada Manastır a geldik. Yokuşu tırmanmadan Manastırın keyfi alınmaz diyerekten 4 arkadaşı patika yola bırakıp yola arabayla devam ettik. Nedense onları bıraktıktan sonra kulağım çok çınladı :D Güç bela tırmanışı bitirdiler, Sümela yı gezdikten sonra da Zigana ya gitmek üzere yola koyulduk.



Göle vardığımızda sadece kazlar bizi karşıladı öğleden sonra gittiğimiz için kimse kalmamıştı.








25 Mayıs 2012

2010 Trabzonspor Davraz Kampı

Duyduk ki takımımız Isparta'ya gelmiş gidip görmek lazım tabii ki. Trabzonlu bir arkadaşımla beraber ilk iş olarak Davraz'a çıkmanın yollarını aradık.Sabah 8 gibi koyulduk yola,çarşının içinde dolaşıyoruz giden otobüs yok,şehiriçi terminale gittik orada da yok.Davraz'a kış hariç otobüs seferi düzenlenmediğini geç de olsa anladık.Bir ara yakınlardaki köye gidip ordan yürüyerek gitmek aklımdan geçmedi değil.
3 yol vardı gitmek için,biri sabahın erken saatlerinde otelin personel servisiyle beraber,ikincisi taksi,üçüncüsü de minibüs kiralayıp gitmek.
Çarşıda dolaşırken birkaç Trabzonsporlu gördük onlar da il dışından gelip Eğirdir'de takımla karşılaşmışlar.Sohbet ettikten sonra heyecan biraz daha arttı.Sonra Isparta'daki Trabzonspor taraftar grubu aklıma geldi yaz okulu olduğundan sayıca azdık ama minibüsü dolduracak kadar kişi toplayabildik.
Ertesi gün toplandık yola koyulduk,yanlış hatırlamıyorsam 15 kişiydik.Gittiğimiz gün takımın laktat testi vardı bu bizim için daha iyi oldu oyuncularımız grup halinde teste girdiği için her futbolcuyla görüşme şansımız oldu.Aynı otelde Gaziantepspor da kamptaydı Tolunay Kafkas,Mehmet Yılmaz ve Erman Özgür le de bol bol fotoğraf çektirdik.Eski futbolcularımız da bize yakınlık gösterdi.Mehmet Yılmaz sanki takımdan hiç ayrılmamış gibi



 2.seferimizi de hazırlık maçına ayarladık.Bu sefer maç olduğu için daha fazla kişiyle gittik.Maça geç kaldığımız için sahayı iyi gören yerler doldu biz de kale arkasına gittik.



Şansımıza kale arkasına geçer geçmez maçta oynamayan futbolcularımız ve Gaziantepspor ısınmaya önümüzde başladı.Yumruk şov ve tezahüratı eksik etmedik.Özellikle Mehmet Yılmaz ve Emre Güngör le muhabbet koyulaştı.
...Videolar youtube.com da daha net izlenebilir...
Elimizden geldiğince video çektim ama bazı yerlerde sarsıntı çok


  

2.yarıya 16 dk. ekleyip 61.dakikamızı kutlamayı da unutmadık.Ufak da olsa kutlamamız böyleydi :D Çam sakızı çoban armağanı misali


23 Mayıs 2012

Karacaören Baraj Gölü-Isparta (Nisan 2010)

Beş kişi,araba ve güneşli bir hava denk geldi mi ne yapılır tabii ki pikniğe gidilir :) Üniversiteyi kazandığım ilk sene Isparta'dayım yeni bir coğrafya yeni bir kültür.Farklı yerlere gitmeyi farklı yerler keşfetmeyi çok severim.İlk hedef olarak da Karacaören Baraj Gölü nü seçtim.Antalya ya giderken yol kenarında görmüştüm mavi ve yeşil bir arada bana çok tanıdık geldi. Trabzon'dan yeni ayrıldığım için fazlasıyla ilgimi çekti.İnsan yeşili ve maviyi bir arada görmeye hasret kalıyor.Hele ki Isparta gibi kurak ve düz bir yerdeyseniz bu özlem daha fazla.

Kırk dakikalık yolculuktan sonra göle vardık ama yer bulmamız yarım saat sürdü :) Bulduğumuz yer için bir saat dolaşmaya razıydım.Karayolları işçileri kendileri için göl kenarına çardak hazırlamış görür görmez damladık oraya...
Bu arada Karacaören-1 Barajı,1977 yılında yapımına başlanmış 1990 yılında ise inşaası tamamlanarak üretime başlamış.







 Resim çekilirken 
Asıl emek verenler :D
(genelde piknik alanlarında başıboş dolaşan yaramaz çocuklar gibiyimdir sağa sola giderim bir üstteki fotoğraf  
mangal civarındayken denk geldi) 

 Günün hediyesi 



14 Mayıs 2012

Sisdağı Yaylası-Trabzon (Mayıs 2009)

İlkbaharda bir başka güzeldir karadeniz...

6 Mayıs 2012

Sümela_Uzungöl-Trabzon (Aralık 2011)

Ordu dan iki misafir gelir.Trabzon da nerelere götürülür tabii ki ilk akla gelen yerler manastır ve uzungöl... Uzungöl mü manastır mı derken ben de ikisine de gidelim dedim ve yola koyulduk.İki yere gideceksen evden çıkış saatin 8-9 olması lazım biz öyle mi yaptık tabii ki hayır kahvaltı hazırlık derken 11 de yola çıktık.Tek endişem kışın havanın erken kararması nedeniyle 4.30 a kadar yetişemezdik ama biraz acele edersek yetişebilirdik.
Hava o gün açık ve güneşli tam gezme havası... Bizi taşıyan avisten aldığımız fiesta...
Manastıra yaklaştıkça yol kenarlarında kar birikintileri kendini göstermeye başladı.
Manastırın en zahmetli işi yukarıya patika yoldan gitmek.Tembelliğe kaçıp arabayla yukarı çıkarız dedik ama kar yolları kapadığından yürüyerek çıktık.En zor tarafı da patika yol da buzluydu, düşe kalka zaman zaman kayarak 45 dakikada manastıra çıkabildik...
Çıkması ayrı zor inmesi daha da zor.Manastır turundan sonra aynı şekilde düşe kalka kayarak zorla da olsa indik arabanın yanına. Sıra uzungöle geldi.Saat 3 e gelirken yola çıktık.Trafik boş ve araba konforlu olunca yolun yorgunluğunu pek hissetmedik.
Yukarı tırmandıkça kar yine kendini göstermeye başladı bu sefer başka tehlike vardı buzlanma. Yol temiz ama hava kararınca buzu farketmek daha da zor bu yüzden yavaşlamak zorunda kaldık... Saat 5 civarı uzungöldeydik.Göl buz tutmuş ve durgun bir halde bizi karşıladı. Uzungöle daha önce kış aylarında gitmemiştim.Uzungölü kar altında ve akşam saatlerinde görmeyi çok istiyordum.Bu gezi vesile oldu...
Göl manzarası ve çevresi resimlerle anlatılmaz gidip hissetmek lazım...
Fotoğraf makinem kaliteli olmadığı için güzel pozlar yakalayamadım elimden geldiğince...
Günün hediyesi...
Bu arada oraya spor ayakkabılarla gitmedim.Onlar araba için... Not:resimlere tıkladığınızda orijinal boyutlarında görebilirsiniz...